“Kalp ve Beyin” – Burgas: 24 Saat Hayat Kurtarma Hizmeti

Hastanenin 7/24 acil servisi, multidisipliner ekibi ve ileri teknoloji donanımı sayesinde en kritik vakaları başarıyla tedavi ediyor.

“Kalp ve Beyin” – Burgas’ta acil yardım asla durmaz. Yüksek teknolojiye sahip tıbbi kompleks, kritik durumdaki hastaları kabul eden ve en üst düzeyde tedavi sunan tam donanımlı bir 24 saat açık acil merkezine sahiptir.
Hızlı müdahale, modern ekipman ve farklı branşlardan uzmanların mükemmel koordinasyonu sayesinde en karmaşık vakalar bile yaşama şansı buluyor.

Hızlı Müdahale ve Ekip Çalışması – Aort Yırtılması Sonrası Kurtarılan Bir Hayat

19 Ekim’de bir erkek hasta, göğüs ve sırt ağrısı ile şok belirtileri göstererek acil servise başvurdu.
Yalnızca birkaç dakika içinde yapılan kalp ultrasonu ve toraks tomografisi, aort yırtılması ve kalp çevresinde kan birikimi olduğunu ortaya koydu.
Kardiyologlar, anestezistler ve kalp cerrahları hemen bir “kalp ekibi” (Heart Team) oluşturarak acil ameliyat hazırlıklarına başladı.

20 Ekim sabahı saat 04:00’te, Dr. Yakimov ve Dr. Gırkovski liderliğinde, Dr. Adova’nın anestezi desteğiyle karmaşık bir operasyon gerçekleştirildi – çıkan aort ve aort yayı protezle değiştirildi.
Yoğun kanama ve ciddi komplikasyonlara rağmen doktorlar birkaç ek cerrahi müdahale, çok sayıda kan nakli ve organları stabilize etmek için hemodiyafiltrasyon (“nazik diyaliz”) uygulayarak mücadeleyi sürdürdüler.
Birkaç gün yoğun bakım tedavisinin ardından hasta kendi başına nefes almaya başladı, böbrek fonksiyonları düzeldi ve sekiz gün sonra kalp cerrahisi servisine rehabilitasyon için alındı.

İkinci Kurtuluş – Şiddetli Kalp Krizi Sonrası Kalp Duvarı Yırtılması

Altı gün sonra, 25 Ekim’de, başka bir hastaneden nakledilen ikinci bir hasta “Kalp ve Beyin” – Burgas acil servisine getirildi.
Muayenede aortta yırtık olmadığı, ancak şiddetli bir kalp krizi sonrası kalp duvarında yırtılma geliştiği tespit edildi.

Hastanın durumu hızla kötüleşti ve şoka girdi. Hibrit ameliyathanede oluşturulan kalp ekibiDr. Yakimov (kalp cerrahı), Dr. Aleksandrov (kardiyolog) ve Dr. Çobanova (anestezist) — invaziv değerlendirme yaptı ve iki koroner damarda kritik tıkanıklıklar saptadı. Ardından acil açık kalp ameliyatı gerçekleştirildi; iki aorto-koroner baypas yerleştirildi ve kalp duvarındaki yırtık onarıldı.
Yalnızca üç gün sonra hasta bilinci yerine geldi, kendi başına nefes almaya başladı ve fizyoterapiye geçti.

“Kalp ve Beyin” – Burgas: Aciliyetin Uzmanlıkla Buluştuğu Yer

Bu iki vaka, “Kalp ve Beyin” – Burgas acil servisinin yalnızca 24 saat açık olmadığını, aynı zamanda en karmaşık ve hayati tehlike içeren durumlarla başa çıkabilecek ekiplere ve teknolojiye sahip olduğunu açıkça göstermektedir.
Multidisipliner yaklaşım, modern ekipman ve doktorların kesintisiz hazırlığı, hastaneyi Bulgaristan’daki önde gelen acil ve yüksek uzmanlık gerektiren kardiyovasküler merkezlerden biri haline getirmektedir.

“Kurtarılan her hayat, ekip çalışmasının, hızlı kararların ve insanî adanmışlığın sonucudur. Burgas’ta bunun her gün gerçekleştiği bir yerin olmasından gurur duyuyoruz.”, Hastane yönetimi.

“Muayene acıtmaz ama hayat kurtarabilir” – “Kalp ve Beyin” uzmanlarından meme kanseriyle mücadelede farkındalık misyonu

“Kalp ve Beyin”, meme kanserinin tedavisinde “altın standart” olarak kabul edilen sentinel biyopsi yöntemini uygulayan Bulgaristan’daki sayılı merkezlerden biridir.

Vratsa Onkoloji Merkezi ve MBAL “Kalp ve Beyin” uzmanları, Vratsa Belediyesi iş birliğiyle meme kanseriyle mücadele ve önleyici sağlık kontrollerine adanmış bir kampanya başlattı. Bu girişim; ücretsiz muayeneler, bilgilendirici seminerler ve öğrencilerle buluşmalar gibi etkinliklerle toplumda farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Bu vesileyle, yüksek teknolojiye sahip “Kalp ve Beyin – Pleven” Hastanesi cerrahlarından ve kampanyanın organizatörlerinden biri olan Dr. Tsvetomir Ivanov, tıp doktoru ile görüştük.

– Dr. Ivanov, bu girişim hakkında bize biraz daha bilgi verir misiniz?

– Bu kampanyayı hem Vratsa hem de Pleven şehirlerinde üst üste üçüncü yıl düzenliyoruz. Bu yıl kapsamını genişlettik; sadece muayeneler değil, aynı zamanda bilgilendirme ve eğitim faaliyetleri de dahil ettik. Amaç, vatandaşların şu konularda bilgi sahibi olmasını sağlamak: ne zaman tarama testlerine başlanmalı, hangi testler tercih edilmeli, hangi belirtiler dikkate alınmalı ve tedavinin en sık uygulanan yöntemleri nelerdir. Desteklerinden dolayı Vratsa Belediyesi’ne, Bulgar Meme Kanseriyle Mücadele Derneği’ne ve Bulgar Kadın Motosikletçiler Derneği’ne teşekkür ediyorum. Ayrıca şehirdeki diğer sağlık kuruluşlarından meslektaşlarımızın da bize katılması sayesinde daha fazla kadına ulaşabileceğiz.

– Toplumun hâlâ bu tür kampanyalara ihtiyacı var mı?
– Kesinlikle evet. Bulgaristan’da hâlâ etkin bir ulusal tarama programı bulunmuyor. Oysa erken teşhis, hastalığın başarılı bir şekilde tedavi edilmesi açısından büyük önem taşıyor. Meme kanseri, tarama programlarının hastalığın seyrini olumlu yönde etkilediği bilimsel olarak kanıtlanmış nadir kanser türlerinden biridir. Bu nedenle biz hekimler, toplumun dikkatini bu konuda farkındalığa yönlendirmekle sorumluyuz. Erken bir muayene gerçekten bir hayat kurtarabilir.

– Düzenli muayeneler neleri içermeli ve hangi sıklıkla yapılmalıdır?
– Tarama programları, hastalık riski yüksek olan kadınlara yöneliktir. Avrupa Birliği ülkelerinde genellikle 50–75 yaş arası kadınlar bu programlara dahil edilirken, ABD’de taramalar 40 yaşından itibaren başlatılmaktadır.
Her iki durumda da, yılda bir kez meme ultrasonu, iki yılda bir mamografi önerilmektedir. Ultrason, güvenli ve etkili bir yöntemdir ve genç kadınlarda da uygulanabilir. Ayrıca bazı durumlarda manyetik rezonans görüntüleme (MR) de tarama yöntemi olarak kullanılabilir; bu karar doktor tarafından hastanın özelliklerine göre verilmelidir. “Kalp ve Beyin” hastanesinde en modern cihazlarla hem tanı hem tedavi süreçlerini yürütüyoruz. Merkezimiz, Bulgaristan’da sentinel biyopsi uygulayan az sayıdaki merkezden biri olmaktan gurur duyuyor.

– Meme kanseri ne kadar korkutucu bir hastalıktır?

– Her onkolojik hastalık gibi meme kanseri de ciddi bir teşhistir; ancak önemli olan erken evrede tespit edilirse tamamen tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun bilinmesidir. Başarının anahtarı; erken teşhis ve çok disiplinli, bütüncül bir tedavi yaklaşımıdır. Cerrahi kliniğimizde; cerrah, onkolog, psikolog, kardiyolog, genetik uzmanı, fizik tedavi uzmanı ve radyologlardan oluşan multidisipliner ekiplerle çalışıyoruz. Bu sayede hastalarımıza daha hızlı, koordineli ve etkili tedavi sunabiliyoruz. Ayrıca aile hekimleri ve diğer uzmanlarla, hem Vratsa’da hem de diğer bölgelerde yakın iş birliği içindeyiz. Bir cerrah olarak şunu söyleyebilirim ki; uygun bir tedavi planıyla vakaların %80’inden fazlasında, meme koruyucu cerrahi ve sentinel biyopsi yapılabiliyor — bu da hasta için çok daha konforlu bir yaklaşım.

– Meme kanseri artık daha genç yaşlarda mı görülüyor?

– Maalesef evet. Bu eğilim hem dünyada hem de Bulgaristan’da gözlemleniyor. Bu nedenle birçok ülkede tarama yaşı daha erken yaşlara çekiliyor. Benim önerim: 30 yaşından itibaren her kadının yılda bir kez meme ultrasonu yaptırmasıdır.

– Tarama kampanyaları sırasında tesadüfen karmaşık vakalarla karşılaşıyor musunuz?
– Evet, karmaşık vakalar günlük pratiğimizin bir parçası. Kampanyalar sırasında hiç belirti göstermeyen ama ileri evreye ulaşmış vakalarla da karşılaşıyoruz. Taramanın amacı tam da budur: hastalığı erken evrede yakalamak. Ne yazık ki Bulgaristan’da hâlâ birçok onkolojik hastalık, özellikle de meme kanseri, geç dönemde teşhis ediliyor. Ancak doğru bir tedavi planıyla başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür.

– Son olarak okuyucularımıza ne söylemek istersiniz?

– Kendinize ve sevdiklerinize karşı sorumluluk sahibi olun. Meme muayenesi acı vermez, korkulacak bir şey değildir, ancak hayat kurtarabilir. Bizler, “Kalp ve Beyin” ekibi olarak hastalarımıza en iyi sağlık hizmetini sunmak için buradayız — bize güvenebilirsiniz.